Trump'tan Jack Welch'e: 1980'ler ABD'yi nasıl değiştirdi
Pulitzer ödüllü gazeteci Jonathan Kaufman, yeni kitabında 1980'lerin ABD'yi nasıl dönüştürdüğünü ve bugünü nasıl şekillendirdiğini anlatıyor.

Pulitzer ödüllü gazeteci Jonathan Kaufman, yeni kitabı When America Roared'da (Amerika Kükrediğinde) 1980'lerin ABD'yi nasıl değiştirdiğini ve bugünkü siyasi ve ekonomik tabloya nasıl zemin hazırladığını inceliyor. Kaufman, kitapta 1980'lerin açgözlülük ve aşırılık dönemini, dönemin etkili isimleri üzerinden ele alıyor. Kaufman'a göre Donald Trump da 1980'lerin bir ürünü.
Kaufman, Trump'ın "80'lerin yaratığı bir figür" olduğunu belirterek, o dönemde bile kimsenin onu ciddiye almadığını söylüyor. General Electric (GE) CEO'su Jack Welch'in Trump ile alay ettiğini ve onu ciddiye alan kimsenin olmadığını ifade eden Kaufman, bugün Beyaz Saray'daki estetiğin de 1980'leri andırdığını sözlerine ekliyor.
Jack Welch'in şirket modeli ve etkileri
Welch 2020'de 84 yaşında hayatını kaybetti. Kaufman, kitabında Welch'in GE'deki yönetimiyle Amerikan şirket modelini nasıl kırdığını anlatıyor. Welch'in kârları artırırken çalışanları sert biçimde etkilediğini belirten Kaufman, bu etkisi nedeniyle Welch'e "Nötron Jack" lakabının takıldığını hatırlatıyor. Kitap, Welch'in bıraktığı mirasın sonuçlarını, ABD'li çalışanların kayıtlı tarihin en düşük seviyelerinde ödüllendirildiğini gösteren verilerle ortaya koyuyor.
Kaufman, kitabında dikkat çekmeyen ancak etkisi büyük olan isimlere de yer veriyor. Feminist işçi lideri Karen Nussbaum, 1980'de vizyona giren ve Dolly Parton'un ünlü şarkısını yazdığı 9 to 5 filminin ilham kaynağı olmuştu. Nussbaum 76 yaşında hâlâ mücadele ediyor.
Kaufman'ın kitabında yer verdiği bir diğer isim, 1980'lerde tanıştığı ve bugün Wall Street'teki en önde gelen siyahi isimlerden biri olan John Rogers. O dönem Reagan'a oy veren Rogers, zamanla Barack Obama'ya yakınlaşmış ve görüşleri değişmişti.
Kaufman'ın en ilgi çekici bulduğu isimlerden biri ise üniversite oda arkadaşı Evan Wolfson. Eşcinsel evlilik hareketine öncülük eden Wolfson, bu fikri 1980'lerde Harvard Hukuk Fakültesi'nde yazdığı 100 sayfayı aşan makalesiyle ortaya atmıştı. O dönem herkes ona gülmüştü.
Medya ve yargıda dönüşüm
Kaufman, 1980'lerde Reagan döneminde Federal İletişim Komisyonu (FCC) başkanlığı yapan Mark Fowler'ın medya üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Kaufman'a göre Fowler, medyada deregülasyonun önünü açarak Rupert Murdoch'un televizyona girmesine ve medyanın kutuplaşmasına zemin hazırladı. Fowler, Fox News ve talk radyo gibi oluşumların yolunu açtı. Kaufman, Fowler'ın Trump'ın yöntemlerini ve karakterini onaylamadığını ancak sonuçlarını onayladığını aktarıyor.
Kaufman, Demokratların 12 yıl boyunca Reagan'ı nasıl yenebileceklerini çözemediğini belirtiyor. Bugün de Demokratların benzer tartışmalar yaşadığını söylüyor. Kaufman'a göre Cumhuriyetçiler medyanın deregülasyonu ve Federalist Society aracılığıyla yargıyı yeniden inşa ederek "derin devlet"i oluşturan taraf oldu. Kaufman, bu düşüncenin üniversitelere karşı yürütülen mücadelede de devam ettiğini ifade ediyor.
Trump, 1970'lerde tanıştığı avukat Roy Cohn'dan etkilenmiş olsa da 1980'lerde üne kavuştu. Kaufman, o dönem 2016'da Beyaz Saray'a çıkışının öngörülemeyeceğini ancak bugün bu noktaya gelindiğini vurguluyor.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Chris Martin Londra'da sokak müzisyeniyle düet yaptı
Coldplay solisti Chris Martin, Londra'nın Trafalgar Meydanı'nda sokak müzisyeni Hanny Junee ile birlikte Viva la Vida şarkısını söyledi.

Alexander McQueen Londra'ya döndü: marka yeniden yapılanıyor
Lüks moda markası Alexander McQueen, 25 yıl sonra bir Londra defilesiyle geri döndü. Marka zorlu bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor.

Mellor'a gurning şampiyonasında Ged Eccles engeli
İngiltere'nin Cumbria bölgesindeki Egremont Yengeç Fuarı'nda düzenlenen Dünya Gurning Şampiyonası'nda yerel isim Ged Eccles, oyuncu Will Mellor'u geçerek erkekler kategorisinde kazandı.

Hillsborough Kalesi'ndeki George Mitchell portresi kaldırılmayacak
Kuzey İrlanda'nın resmi konutu Hillsborough Kalesi'nde sergilenen eski ABD Senatörü George Mitchell'in portresinin kaldırılması için bir plan bulunmuyor.