İngiltere'de Right to Buy tartışması: Satışlar sınırlanıyor
İşçi Partisi hükümeti, 1980'den beri iki milyondan fazla konutun satılmasına yol açan Right to Buy (Satın Alma Hakkı) programını yeni konutlar için kaldırıyor.

İngiltere'de 1980 yılında Margaret Thatcher hükümeti tarafından başlatılan ve belediye kiracılarına oturdukları evi indirimli fiyatla satın alma hakkı tanıyan Right to Buy (Satın Alma Hakkı) programı, yeni inşa edilen sosyal konutlar için sona eriyor. İşçi Partisi hükümeti, program kapsamında yapılan satışları önemli ölçüde kısıtlıyor.
Program, 1980'den bu yana İngiltere'de iki milyondan fazla konutun satılmasına olanak sağladı. Bu satışlar, ülkedeki belediye konut stokunun yaklaşık %40'ını oluşturuyor. Ancak hükümet, satılan konutların yeterince yerine konmadığını belirtiyor.
Yeni düzenleme ne getiriyor?
Başbakan Keir Starmer hükümeti, belediyelerin kiracılara verebileceği azami indirimi büyük ölçüde azaltarak programı zaten sınırlamıştı. Şimdi ise yeni inşa edilen sosyal konutlarda satın alma hakkı tamamen kaldırılıyor. Bu önlemler, parlamentodan geçmekte olan bir yasa tasarısında yer alıyor.
Hükümet hesaplamalarına göre, İşçi Partisi'nin çeşitli kısıtlamaları öncesinde İngiltere'de önümüzdeki on yılda net 26 bin belediye konutu kaybı öngörülüyordu. Yeni düzenlemelerle aynı dönemde net 18 bin konut kazanımı bekleniyor.
Konut Bakanı Angela Rayner da daha önce kendi belediye konutunu satın alıp kârla satmıştı. Muhalefetteki Muhafazakâr Parti ve Reform UK ise programı sürdüreceklerini, hatta genişleteceklerini açıkladı.
Programın sonuçları ve eleştiriler
York Üniversitesi ve London School of Economics'ten konut akademisyeni Prof. Rebecca Tunstall, satışların çoğunun ilk yıllarda gerçekleştiğini söylüyor. Tunstall'a göre program, sosyal konut kıtlığını artırarak özel kiralık sektörde rekabeti ve kiraları yükseltti.
New Economics Foundation'dan Molly Harris, satılan konutların %41'inin artık özel olarak kiralandığını belirtiyor. Harris'e göre bu durum, vergi mükelleflerinin iki kez ödeme yapması anlamına geliyor: bir kez satışta verilen indirimle, bir kez de konut yardımıyla.
Programın mimarlarından eski bakan Lord Heseltine ise eleştirileri reddediyor. Heseltine, programın ülke genelinde mülkiyeti yaygınlaştırdığını savunuyor. 1980'de programı tanıtırken, bunun devletten halka yapılan en büyük sermaye transferi olduğunu söylemişti.
Milan Üniversitesi'nden ekonomi profesörü Matteo Sandi'nin ortak yazdığı araştırma, programın en yaygın olduğu bölgelerde büyüyen çocukların eğitim ve ekonomik sonuçlarının daha iyi olduğunu ortaya koydu. Sandi, bunun nedeninin mülkiyetin aileleri evlerine ve mahallelerine daha fazla yatırım yapmaya teşvik etmesi olduğunu düşünüyor.
İskoçya 2016'da, Galler ise 2019'da benzer programlarını kaldırdı. Kuzey İrlanda'da ise program sürüyor.
Bu haber BBC News UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

İş görüşmelerinde en kötü deneyimler: Ağlayacak mısınız sorusu
BBC'ye konuşan adaylar, işe alım süreçlerinde yaşadıkları tuhaf ve haksız soruları anlattı; uzmanlar bu durumların hem şirket kültürünü hem de yasal sınırları gösterdiğini söylüyor.

İngiltere'de iş ilanlarında maaş bilgisi zorunlu olacak
İngiltere hükümeti, iş ilanlarında maaş bilgisinin zorunlu hale getirilmesi için yeni bir yasa hazırlığında. Başbakan firmalara beklemeden maaşları yayımlamaları çağrısı yaptı.

Nvidia, SpaceX ve Tesla ara seçim sonrası milyarlarca dolar kaybetti
Demokratların ara seçim zaferinin ardından teknoloji ve yapay zeka hisseleri sert düştü; Nasdaq 19 ayın en büyük günlük kaybını yaşadı.

Maliyet odaklı seçim zaferi: Demokratlar ne yapabilir?
ABD'de Demokratlar Kongre'de çoğunluğu kazandı. Seçmenin gündemi geçim sıkıntısıydı. Peki vaat edilenler önündeki engeller ne?