Otizm tanısı aşırı mı genişliyor? Bilim insanları ikiye bölündü
85 yaşındaki Profesör Uta Frith, otizm tanısının gereğinden fazla genişlediğini ve bazı kişilere yanlış tanı konduğunu savunuyor; diğer araştırmacılar ise bu görüşün tehlikeli olduğunu söylüyor.

Otizm, son yıllarda en çok tartışılan nörogelişimsel farklılıklardan biri. İngiltere'de son üç yılda otizm tanısı alan kişi sayısı 700 binden 1,1 milyona yükseldi. Ancak bu artış, otizm tanısının doğru konulup konulmadığı konusunda bilim dünyasında sert bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Tartışmanın odağında, 1960'lardan bu yana otizm araştırmalarının önde gelen isimlerinden 85 yaşındaki Profesör Uta Frith var. Frith, otizm tanısının çok genişlediğini ve bazı kişilere yanlışlıkla otizm tanısı konduğunu öne sürüyor.
Frith, özellikle yetişkinlikte tanı alan birçok kişinin aslında anksiyete, depresyon veya obsesif kompulsif bozukluk (OKB) gibi başka rahatsızlıkları olduğunu düşünüyor. Ona göre bu kişilere otizm etiketi yerine daha uygun destek sağlanmalı.
Otizmin tanımı nasıl değişti?
Otizm kavramı 1911'de ilk kez kullanıldığında çocukluk şizofrenisinin bir belirtisi olarak görülüyordu. 1943'te çevrelerine ilgisiz çocukları tanımlamak için kullanılmaya başlandı. 1980'lerde ise Asperger Sendromu adıyla ortalama veya çok yüksek zekâya sahip bireyleri de kapsayacak şekilde genişletildi.
2013'te tüm bu gruplar tek bir şemsiye tanı altında birleştirildi: Otizm Spektrum Bozukluğu (ASD). Ancak Frith, bu genişlemenin spektrumu "çökerttiğini" ve herkesi aynı tanı altında toplamanın hatalı olduğunu savunuyor.
İki taraf da bilimsel titizlik istiyor
Ulusal Otistik Derneği (NAS), Frith'in görüşlerinin "tehlikeli" ve "yanlış bilgi" içerdiğini söylüyor. NAS'e göre otizm tanısı alan herkes eğitimli uzmanlar tarafından katı kriterlere göre değerlendiriliyor ve bu kişiler için destek ihtiyacı gerçek.
Durham Üniversitesi'nden otizmli akademisyen Monique Botha, Frith'in açıklamalarına sert tepki gösterdi: "Araştırmacılar bu tür görüşlerin ne kadar zarar verici olduğunu açıkça söylemek zorunda."
Ancak Frith, otizmli bireylerin üçte birinde görülen öğrenme güçlüğü olan grubun araştırmalarda ihmal edildiğini söylüyor. Konuşma güçlüğü çeken ve sürekli bakıma muhtaç bireylerin toplumda görünmez olduğunu savunuyor.
Öte yandan Bournemouth Üniversitesi'nden Rachel Moseley, "Öğrenme güçlüğü olanları savunurken diğer grubun tanısının geçersiz olduğunu söylemeye gerek yok" diyor. Moseley, ağır destek ihtiyacı olan grubun daha zor durumda olduğu varsayımına da karşı çıkıyor: "Herkesin zorlukları farklı."
Tartışmanın bir diğer odağında otizmde "maskelene" kavramı yer alıyor. Bazı araştırmacılar bu konudaki çalışmaların kalitesiz olduğunu savunurken, diğerleri yaşam deneyimlerinin araştırmalara dahil edilmesinin önemli olduğunu vurguluyor.
Bu görüş ayrılığı, otizmin ne olduğu ve kime tanı konması gerektiği sorularını gündeme taşıyor. İngiltere hükümetinin bağımsız inceleme raporunun önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.
Bu haber BBC News (genel) kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Chester Hayvanat Bahçesi'ndeki piton, kanser tedavisiyle hayata döndü
İngiltere'nin Chester kentindeki hayvanat bahçesinde yaşayan Jodie Foster adlı piton, dünyada ilk kez bir yılana uygulanan elektrokemoterapi tedavisinin ardından sağlığına kavuştu.

Galler'de sıcak hava dalgası NHS rekor talep yarattı
Galler'de son sıcak hava dalgası NHS hizmetlerine rekor düzeyde talep getirdi; acil servis başvuruları temmuzda en yüksek seviyeye ulaştı.

İskoçya Reform Lideri Offord prostat kanseri teşhisini açıkladı
Reform UK'nin İskoçya lideri Malcolm Offord, 7 Mayıs'taki seçim günü prostat kanseri teşhisi konduğunu ve geçen hafta prostatının alındığını açıkladı.

Kanser aşısı denemesinde cilt kanserinin tekrarlanmasını önlemede ilerleme
İlaç firmaları Merck ve Moderna'nın geliştirdiği kişiselleştirilmiş kanser aşısı, yüksek riskli melanom hastalarında hastalığın tekrarlanmasını geciktirdi; uzmanlar sonuçları umut verici buluyor.