Kronik ağrıyla mücadelede yeni yöntem: 'Artık ağrının patronu benim'
Kuzey İrlanda'da kronik ağrı çeken hastalar, ilaç yerine psikolojik tekniklerle ağrıyı yönetmeyi öğreniyor. Araştırma, yoksul bölgelerde yaşayanların daha fazla etkilendiğini gösteriyor.

Yıllarca kronik ağrıyla mücadele eden Julie-Ann Walkden, ağrının kaynağını anlamanın hayatını değiştirdiğini söylüyor. Belfast'taki Knockbracken Sağlık Parkı'nda uygulanan yoğun bir program sayesinde ilaçlara bağımlı olmaktan kurtulduğunu belirten Walkden, 'Artık ağrının patronu benim, o beni kontrol etmiyor' dedi.
58 yaşındaki Walkden, on yıl önce uzun süredir devam eden mide yaralanması için güçlü ağrı kesiciler kullanmaya başlamıştı. Ancak ilaçların sadece kısa süreli rahatlama sağladığını ve kendisini daha kötü hissettirdiğini belirtti. Belfast Sağlık Parkı'nda üç hafta süren programda psikolojik teknikler öğrenen Walkden, artık egzersiz yapmaktan korkmadığını, hatta ağrısıyla konuşabildiğini söylüyor.
Araştırma: Yoksul bölgelerde kronik ağrı daha yaygın
Knockbracken programından elde edilen veriler, Queen's University Belfast ve Belfast Sağlık Vakfı tarafından yapılan yeni bir araştırmada kullanıldı. Araştırma, Kuzey İrlanda'nın en yoksul bölgelerinde yaşayan kişilerin kronik ağrı riskinin daha yüksek olduğunu ve ağrıya bağlı depresyonla üç kat daha fazla karşılaştığını ortaya koydu.
Çalışmada, Belfast Vakfı'nda 100'den fazla hasta fiziksel olarak programa katılırken, Kuzey İrlanda genelinde 491 kronik ağrı hastasının verileri analiz edildi. Katılımcıların yüzde 42'sinin en yoksul bölgelerde yaşadığı ve bu kişilerde sıkıntı, engellilik ve ağrıya bağlı yükün çok daha yüksek olduğu belirlendi.
Uzmanlar şaşkın: Beklenenden daha ciddi
Araştırmayı yöneten Profesör Kevin Vowles, 'Sosyal yoksunluğun yüksek olduğu bölgelerde yaşayan bireylerin sosyal, duygusal ve fiziksel işlevsellikte büyük aksaklıklar yaşama riski önemli ölçüde artıyor. Bu fark o kadar büyük ki araştırmacılar ve klinisyenler olarak gerçekten şok olduk; sonucun bu kadar kötü olmasını beklemiyorduk' dedi.
Çalışmaya göre kronik ağrı, Birleşik Krallık'a yıllık 10 milyar sterline mal oluyor. Kronik ağrı, üç aydan uzun süren ve sinir sisteminin acil durum modunda takılı kalması anlamına gelen ağrı olarak tanımlanıyor.
Belfast Belediye Meclisi Üyesi Frank McCoubrey, omurgasındaki ağrının 15 yıldan uzun süredir hayatını çekilmez hale getirdiğini söyledi. 'Bazı günler cenin pozisyonunda kıvrılıp yatakta kaldım çünkü ağrı çok şiddetliydi' diyen McCoubrey, ilaçların sersemlik ve mide bulantısı yaptığını belirtti.
Ağrı tıbbı danışmanı Dr. Rory Maguire, programın ilaç ve prosedürlere bağımlılıktan uzaklaştırdığını belirtti. 'Fiziksel ve psikolojik stratejileri birleştirerek hastalara uzun vadeli ağrı yönetimi ve yeniden kaliteli bir yaşam inşa etme imkânı veriyoruz' dedi.
Bu haber BBC News UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Doktorlar 13 yaşında endometriozis olamayacağını söyledi; morfinle yaşamak zorunda kaldı
Yorkshire'da 14 yaşındaki Grace, şiddetli adet ağrıları nedeniyle hastaneye kaldırılıyor ve doktorların yaşı nedeniyle endometriozis teşhisini göz ardı ettiğini söylüyor.

İngiltere'de NHS dişçisi bulmak giderek zorlaşıyor
Son 10 yılda yaklaşık 600 diş kliniği NHS sözleşmesini bıraktı; bazı bölgelerde kamu dişçisi bulmak neredeyse imkansız hale geldi.

Louisiana'da sekiz yasindaki kiz beyin yiyen amip nedeniyle oldu
Louisiana'da sekiz yasindaki Lillian Smart, bir göl yuzeyinde yuzdukten sonra kapildigi beyin yiyen amip Naegleria fowleri nedeniyle hayatini kaybetti.

Doğuştan gelen nadir hastalığa sahip genç, deneme tedavisiyle hayatı değiştiğini söylüyor
Bedford'da yaşayan 30 yaşındaki marangoz Jack Cope, doğuştan gelen kalıtsal anjiyoödem (HAE) hastalığı için denediği yeni tedavinin semptomlarını büyük ölçüde azalttığını ve hayatını değiştirdiğini söylüyor.