Batı Şeria'dan Ürdün'e uzanan bir otobüs yolculuğunun hikayesi
Filistinli yazar ve oyuncu Alaa Shehada, Batı Şeria'dan Ürdün'e yaptığı basit bir otobüs yolculuğunu bürokrasi, aşağılanma ve direnişin canlı bir anlatısına dönüştürüyor.

İskoçya'nın Edinburgh kentindeki Assembly George Square stüdyolarında sahnelenen The Bridge adlı tek kişilik oyunda, Filistinli yazar ve oyuncu Alaa Shehada, Batı Şeria'dan Ürdün'e yaptığı basit bir otobüs yolculuğunu bürokrasi, aşağılanma ve direnişin çarpıcı bir hikayesine dönüştürüyor.
Hikayenin gücü, görevin sadeliğinde yatıyor. Shehada, Batı Şeria'daki gençlik yıllarını anlatırken annesinin kendisinden, dünyanın başka bir yerinde birkaç saat sürecek bir otobüs yolculuğuna çıkmasını istediğini söylüyor. Görevi, ailesinin evde sıktığı zeytinyağıyla dolu plastik bir bidonu Ürdün'deki halasına ulaştırmak. Önündeki engel ise siyasi görüşe göre Dignity Köprüsü, Allenby Köprüsü ya da Kral Hüseyin Köprüsü olarak adlandırılan 180 metre uzunluğundaki sınır kapısı.
Shehada, bu yeni gösterisinde, daha önce sahnelediği The Horse of Jenin'in devamı olarak yolculuğu bir karikatüristin insani ayrıntılara olan gözü ve bir aktivistin adaletsizlik kulağıyla anlatıyor.
Geniş fiziksel anlatımıyla, kendisini alan kendini beğenmiş taksi şoföründen otobüste yanına oturan boğucu yaşlı kadına ve kontrol noktalarında görev yapan soğuk bakışlı İsrailli gençlere kadar bir dizi karakteri canlandırıyor. Sıcaklık boğucu, klima etkisiz ve bürokrasi seviyesi şaşırtıcı; her yolcu, pasaportlar, makbuzlar ve biletlerden oluşan ya hep ya hiç listesiyle yüklü.
Shehada, yaşam dolu esprili bir performans sergiliyor ancak hikayesi sürekli bir aşağılanmayı anlatıyor. Batı Şerialı Filistinlilerin dış dünyaya ulaşmasının tek yolu bu; ancak keyfi kapatmalar, bitmek bilmeyen kuyruklar, rastgele tutuklamalar ve güçten düşüren düzenlemelerle yüzleşmek zorundalar. Saatlerce süren aşağılanmanın ardından kendi uluslararası havalimanlarının hayalini kuruyorlar.
Zeytinyağı ve direniş
Filistin Mizah Kulübü için Sam Beale ile birlikte yazılan ve yönetilen The Bridge, The Horse of Jenin'den daha sakin ve odaklı bir yapıya sahip ancak aciliyetini kaybetmiyor. Shehada için zeytinyağı sadece bir hediye değil, yerleşimciler tarafından hâlâ buldozerlerle yok edilen işgal edilmiş toprakların sembolü. Eğlenceyle sahnelenen bir hikaye, öfkeyle sona eriyor.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Waterboys Glasgow'da Fisherman's Blues Revue ile sahne aldı
İskoç grup Waterboys, Glasgow'daki konserinde Steve Earle'ü konuk ederek Fisherman's Blues albümünün ruhunu yeniden canlandırdı.

Borough Market'te yeni Türk-Kıbrıs meyhanesi: Kismet
Londra Borough Market'teki Globe Tavern'in üst katında açılan Türk-Kıbrıs meyhanesi Kismet, şef Keiran Mustafa'nın aile mirasına saygı duruşu niteliğinde.

Kehanet Başarısız Olduğunda: 1950'lerin kıyamet kültüne yakından bakış
İskoç tiyatro topluluğu Groupwork, 1950'lerdeki gerçek bir kıyamet kültünü anlatan 'When Prophecy Fails' ile izleyiciyi ürpertici ama sıradan bir dünyaya çekiyor.

Laurie Anderson'ın yeni yazısı 88 yıl boyunca saklanacak
ABD'li sanatçı Laurie Anderson, Oslo'daki Future Library (Gelecek Kütüphanesi) projesinin 13. yazarı olarak yazısını 2114 yılına kadar kilitli kalacak şekilde teslim etti.