Aşırı sağın asıl silahı: güçsüzlük siyaseti
Aşırı sağ, seçmenlerin yerleşik partilere olan güvenini yitirdiği bölgelerde güç kazanıyor; bu durum İngiltere'de sokak olaylarına, Almanya'da ise AfD'nin seçim başarısına yol açıyor.

The Guardian'ın başyazısına göre, aşırı sağın yükselişini besleyen asıl unsur, seçmenlerin yerleşik partilerin güvenlik, refah ve anlamlı bir değişim sağlayamayacağına inanması. Bu durum, İngiltere'nin güneyindeki Dover ve Portsmouth'ta maskeli grupların yol kapatması gibi sokak eylemlerinden, Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde aşırı sağcı AfD'nin (Almanya için Alternatif) tarihi zaferine kadar geniş bir yelpazede kendini gösteriyor.
AfD'nin yükselişi ve Saksonya-Anhalt
Almanya'da yapılan son eyalet seçimlerinde AfD beş yıl önce aldığı yüzde 21'lik oy oranını iki katından fazla artırarak en iyi sonucunu elde etti. Bu sonuç, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Almanya'da ilk kez aşırı sağcı bir partinin eyalet yönetimine liderlik etme ihtimalini doğurdu. Saksonya-Anhalt'ta yaklaşık 2 milyon kişilik nüfusun 170 bini yabancı uyruklu ve eyaletteki doktorların beşte biri yurt dışında doğumlu. AfD, göçmenlere, İslam'a, LGBTQ+ haklarına ve iklim politikalarına düşman bir parti olarak biliniyor ve parti içinde neo-Nazi gruplarıyla bağlantısı olan üst düzey isimler bulunuyor. Görünürdeki paradoks, AfD'nin kendisini 'aşırı sağcı' olarak sınıflandıran eyalet istihbarat teşkilatını denetleyecek bir konuma gelmesi.
İngiltere'de sokak gösterileri
İngiltere'deki 'Patriot Platform' (Vatansever Platform) gösterileri, hükümetin göçmenleri durduramadığını iddia ederek 'botları durduracaklarını' söyleyen aşırı sağcı gruplar tarafından düzenleniyor. Göçmen karşıtlığı, her iki ülkede de aşırı sağın yükselişinin ortak paydasını oluşturuyor. Migration Watch verilerine göre, İngiltere'ye bu yolla gelen düzensiz göçmen sayısı bir önceki yıla göre yüzde 23 azalmasına rağmen, sokak olaylarının şiddeti artıyor.
The Guardian'a göre, aşırı sağın yükselişi yalnızca göçmen sayısındaki artışa bağlanamaz. Almanya'da yapılan araştırmalar, politik yabancılaşmanın AfD desteğini etkileyen en önemli faktör olduğunu ortaya koyuyor. İngiltere'de de seçmenler, hükümetin sınırları ve ekonomiyi kontrol edemediği hissine kapılıyor. Yazı, seçmenlerin demokrasiye olan güveninin azaldığını ve aşırı sağın bu güvensizlikten beslendiğini savunuyor. Gerçeklerin (göç sayısının azalması, göçmenlerin NHS bekleme listelerinden sorumlu olmaması) aşırı sağın argümanlarını çürüttüğünü ancak seçmenlerdeki 'ülke yönetilemez hale geliyor' inancını ortadan kaldıramadığını belirtiyor.
Çözüm olarak, hükümetlerin kısıtlamaları görmezden gelmek yerine, demokratik seçimlerin gerçek bir değişim getirebileceğini göstermesi gerektiği vurgulanıyor. Yazara göre, enflasyon veya yasal kısıtlamalar kalıcı bir veto olarak sunulmamalı; aksine bunların aşılabilir olduğu kanıtlanmalıdır.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Pelosi'nin ofisine beyaz toz içeren şüpheli mektup
ABD'de ara seçimler öncesi Kongre üyelerine gönderilen beyaz tozlu mektup zincirine Nancy Pelosi'nin ofisi de eklendi. FBI soruşturma başlattı.

Galler'de endometriozis merkezleri kapanma riskiyle karşı karşıya
Galler'deki endometriozis uzman merkezlerinin akreditasyonunu kaybedebileceği ve hastaların İngiltere'ye yönlendirilebileceği uyarısı yapıldı.

İngiltere'de ruh sağlığı raporu: Teşhis tartışması ve fon eksikliği
İngiltere'de ruh sağlığı desteğini inceleyen 600 sayfalık Fonagy raporu, aşırı teşhis tartışmasına dengeli bir yanıt verdi ancak önerileri finanse edecek kaynak belirsiz.

BBC haber bölümünün yeni yöneticisi Rachel Jupp oldu
Rachel Jupp, BBC'nin haber ve güncel olaylar direktörlüğüne getirildi. Jupp, dijital dönüşüm, bütçe krizi ve personel kesintileriyle boğuşan bir kurumu devralıyor.