Nepal hidroelektriğe bel bağladı; seller bu sorunu gözler önüne serdi
Nepal'in elektriğinin neredeyse tamamı hidroelektrikten geliyor. Ancak iklim değişikliği kaynaklı seller, bu stratejinin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu.

Nepal, elektrik ihtiyacının neredeyse tamamını hidroelektrik santrallerinden karşılıyor ve Hindistan ile Bangladeş'e yılda yaklaşık 200 milyon dolarlık elektrik ihraç ediyor. Ancak iklim değişikliği nedeniyle eriyen buzullar ve artan seller, ülkenin hidroelektrik politikasını sorgulatıyor.
Geçtiğimiz hafta Nepal ile Tibet sınırında meydana gelen ve 1300'den fazla kişinin ölümüne yol açan seller, Trishuli Nehri havzasındaki 12 hidroelektrik santraline ağır hasar verdi. Bu durum, ülkenin toplam elektrik üretim kapasitesinin yüzde 10'undan fazlasının devre dışı kalmasına neden oldu. Santrallerin işletmecileri, tesislerin tekrar faaliyete geçirilip geçirilemeyeceğinin henüz bilinmediğini söylüyor.
Santrallerin geleceği belirsiz
Hasar gören 12 santralden altısının sahibi olan devlete ait Nepal Elektrik Kurumu, hane halkına elektrik arzının yeterli olduğu güvencesini verdi. Ancak kurumun sözcüsü Rajan Dhakal, iklim kaynaklı afetlerin daha sık yaşanmaya başlamasıyla birlikte "hidroelektrik politikasının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini" kabul etti.
Yetkililer, sel felaketinin büyük ihtimalle bir buzul gölünün patlaması sonucu meydana geldiğini belirtiyor. Himalayalar'ın yüksek kesimlerinin küresel ortalamadan yüzde 50 daha hızlı ısınması, bölgedeki santralleri daha büyük risk altına sokuyor ve bazı santrallerin, çamurla dolan tünellerinde yüzlerce işçinin mahsur kaldığı düşünülüyor.
Eski Enerji Bakanı Kulman Ghising, felaketi "yüzyılda bir görülen" bir olay olarak nitelendirirken, santrallerin sele dayanıklı olarak tasarlanması ve erken uyarı sistemlerinin kurulması gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlardan çeşitlendirme çağrısı
Enerji uzmanları, Nepal'in enerji kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini savunuyor. WindPower Nepal'in kurucusu Kushal Gurung, "Tehlikeli zamanlarda tüm yumurtaları aynı sepete koymamalıyız. Güneş ve rüzgar gibi alternatifleri ciddi şekilde değerlendirmeliyiz" diyor. Columbia Üniversitesi'nden Vivek Shastry ise rüzgar ve güneş enerjisinin eklenmesinin, gelecekteki elektrifikasyon arızalarını sınırlayabilecek bir direnç stratejisi olduğunu belirtiyor.
Alman yardım kuruluşunun raporuna göre, Nepal'deki güneş enerjisi üretim potansiyeli hidroelektrikten yaklaşık 10 kat daha fazla. Ancak Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Puspa Sharma, çeşitlendirmenin sınırlı olabileceğini çünkü hidroelektriğin Nepal'in Güney Asyalı komşularına karşı büyük rekabet avantajı sağladığını ifade ediyor.
Hidroelektrik, Nepal'deki büyük ölçekli yatırımlara hakim olmaya devam ediyor. Sele kapılan Upper Trishuli-1 projesi, Asya Kalkınma Bankası ve Uluslararası Finans Kurumu'nun desteklediği yaklaşık 647 milyon dolarlık yatırımla ülkenin en büyük yabancı yatırım projelerinden biriydi. Güney Asya Barajlar, Nehirler ve İnsanlar Ağı koordinatörü Himanshu Thakkar ise uluslararası kreditörlerin risklerin farkında olduğunu ancak önleyici adımlar atmadığını öne sürüyor.
Sel felaketi, iklim risklerinin uluslararası olduğunu ve Nepal'in bunlarla tek başına baş edemeyeceğini gösteriyor. BM İklim Değişikliği Konferansı'ndaki Nepal delegasyonu üyesi Manjeet Dhakal, hükümetlerin ve uluslararası kuruluşların veri paylaşımı, etki değerlendirmesi ve erken uyarı sistemleri konularında işbirliği yapması gerektiğini söylüyor. Dhakal, "Nepal, sera gazı emisyonlarından en az sorumlu ülkeler arasında. İronik olarak, hidroelektrik sektörümüz zaten çok düşük olan emisyonlarımızı azaltma çabası. Bu risklerle tek başına başa çıkmak zorunda bırakılmamalıyız" diye konuşuyor.
Bu haber BBC News (genel) kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Almanya'nın doğusunda aşırı sağcı AfD tarihi bir seçime hazırlanıyor
Almanya'nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılacak seçimde aşırı sağcı AfD'nin açık ara önde olması, partinin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez eyalet yönetiminde söz sahibi olmasını sağlayabilir.

Massachusetts'ta üç çocuğunu öldüren anneye yönelik davada jüri kararsız kaldı
Massachusetts'te üç çocuğunu öldürmekle suçlanan Lindsay Clancy davasında jüri karar veremedi ve yargıç yargılamanın düştüğünü açıkladı.

Arjantin'in Falkland talepleri artarken gözler Trump'ta
Arjantin Devlet Başkanı Milei, Falkland Adaları üzerindeki iddialarını yinelerken ABD Başkanı Trump'ın tutumu belirleyici olacak.

BM, Afrika'nın gerçek boyutunu yansıtan yeni dünya haritasını kabul etti
BM Genel Kurulu, Afrika'nın boyutunu daha doğru gösteren yeni bir dünya haritası kullanılmasına ilişkin kararı kabul etti.