Mission filmi: kırık bir çocukluğu onarma tehlikeli arayışı
George MacKay, Edinburgh Film Festivali'nde gösterilen Mission filminde, geçmişin peşinde iç ve dış yolculuklara çıkan sorunlu bir genci canlandırıyor.

Edinburgh Film Festivali'nde gösterilen Paul Wright imzalı Mission, genç erkeklerin ruh sağlığına odaklanan ciddi bir yapım. Başroldeki George MacKay, lüks bir otelin restoranında çalışan, içine kapanık ve huzursuz bir genç olan Dylan'ı canlandırıyor. Dylan, geçmişine takılıp kalmış, mutlu bir çocukluk anısının peşinde sürüklenirken hem içsel hem de dışsal zorlu yolculuklara çıkıyor.
Yönetmen Paul Wright, 2013 tarihli ilk filmi For Those in Peril'de olduğu gibi George MacKay ile çalışıyor. Wright'ın, Terrence Malick'in etkisini taşıyan anlatım tarzı, olay örgüsünden çok ruh halleri ve anlık imgeler üzerine kurulu. Filmde, TV ve internetten alınan milisaniyelik kliplerle zihinsel bir bombardıman yaratılıyor; bu da dünyanın Dylan için nasıl 'fazla fazla' olduğunu gösteriyor.
Gerçek mi, hayal mi?
Dylan, çocukluğunda yedi yaşındayken dört dakika öldüğünü ve varoluşun anlamını kavradığını söylüyor. Ancak bu anı, kız kardeşi Claire ile geçirdiği çocukluk görüntülerinde net olarak gösterilmiyor. Gerçek ile hayal arasındaki bu belirsizlik, Dylan'ın polisi itmesi ya da bir partide bıçak tehdidi savurması gibi şiddet içeren karşılaşmalarında da kendini gösteriyor; bu olayların sonuçları görünmüyor. Belki de bunlar yalnızca Dylan'ın zihninde yaşanıyordur.
İş görüşmesi krizi
Filmin en etkileyici sahnesi, otelin yapışkan ve ürkütücü CEO'su James'in (Emun Elliott) çalışanları tek tek performans değerlendirmesine çağırdığı andır. Dylan, bu sahte iş görüşmesine ayak uydurmaya çalışsa da dürüstlüğü yüzünden felakete sürüklenir. Bu sahne, Dylan'ın dünyaya yabancılaşmasının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Ardından Dylan, geçmişe takılıp kalmış tavrından endişelenen ve korkan kız kardeşi Claire (Rosy McEwen) ile bağ kurmaya çalışır.
Dylan, bir noktada "Hayalperestlerin, ucubelelerin ve iyi adamların kazandığı bir dünya istiyorum" diye bağırır. Ancak bunu, korkunç gotik makyajla girdiği bir eve tecavüz sırasında söyler. İroni yarı bilinçlidir: Kurban, Dylan'ı iyi adamlardan biri olarak görmekte haklı olarak tereddüt eder.
Dylan'ın misyonu yalnızca geçmişi geri kazanmak değil, Claire'i de bu anıyı yeniden yaşamaya ikna ederek yalnızlığına ortak etmektir. Kardeşler arasındaki belirsiz ve hayalimsi kucaklaşma, misyonun ne kadar başarılı olabileceği sorusunu yanıtsız bırakıyor.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Edinburgh Film Festivali'nde Viktorya dönemi korku filmi 'Snapshot' gösterildi
Yönetmen Joseph Archer'ın ilk filmi 'Snapshot', 1880'lerde Jack the Ripper'ı araştıran kadın spiritüalistlerin hikâyesini found-footage tekniğiyle anlatıyor.

Binlerce hayran Bonnie Tyler'ın cenazesinde sokakları doldurdu
Efsanevi şarkıcı Bonnie Tyler'ın cenazesi memleketi Galler'deki evine getirilirken binlerce hayran sokaklarda toplandı ve tabuta çiçekler attı.

Edinburgh Film Festivali'nde Borges'in İskoçya yolculuğu anlatılıyor
Luis Gnecco, Jorge Luis Borges'i sıcaklık, zeka ve sessiz bir melankoliyle canlandırdığı bu uyarlamada Jay Parini'nin yarı kurgusal anılarına hayat veriyor.

BBC'nin 'Kabul' dizisi Taliban'in Afganistan'i ele gecirisini anlatiyor
Altı bölümlük gerilim dizisi 'Kabul', Ağustos 2021'de Taliban'ın Kabil'i ele geçirmesini ve Batı'nın Afganistan'dan çekilmesinin yarattığı kaosu çarpıcı bir dille ekrana taşıyor.