Manchester City için nasıl bir ceza verilmeli?
Financial Fair Play ihlalleri nedeniyle suçlu bulunan Manchester City için cezanın kulüp sahiplerine değil taraftarlara yansıtılması gerektiği tartışılıyor.

Premier Lig'in mali kurallarını ihlal ettiği tespit edilen Manchester City için ne tür bir ceza verilmesi gerektiği tartışılıyor. Kulübün mali usulsüzlüklerden suçlu bulunmasının geniş yankı uyandırdığı olayda, henüz kesin bir ceza yok. Ancak City'nin kararına itiraz edeceğini açıklamasıyla birlikte, Birleşik Arap Emirlikleri'nden hükümet yetkilileri ve Etihad Airways'in de bu sürecin diplomatik ilişkileri ve Birleşik Krallık'a yapılacak milyarlarca sterlin değerindeki yatırımı tehlikeye atabileceği yönünde uyarıda bulunduğu öne sürüldü.
Burada temel tartışma, verilecek cezanın ne olacağından çok kime yönelik olacağı noktasında düğümleniyor. Zira İngiltere futbolunda devlet destekli sahiplik modellerinin yaygınlaşması, en küçük kulüp kararlarının bile uluslararası diplomasi ve jeopolitik meselelere dönüşmesine yol açıyor. Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın bu hafta kulübün sahiplerini savunmaya çalışırken aldığı pozisyonun kamuoyu yoklamalarında olumsuz karşılanabileceğini fark etmesi, bu durumun en somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor.
Geçmişi yeniden yazmak yerine geleceğe bakmak
Öne çıkan görüşlerden biri, kupa ve madalyaların geri alınıp farklı kulüplere verilmesi gibi geçmişi yeniden yazma çabalarının ciddiyetsiz bir çözüm olduğu yönünde. Böyle bir yaklaşımın, gerçekte yaşanmış anıları ve duygusal bağları ortadan kaldırmayacağı, yalnızca tarihe yeni bir kurgu katacağı savunuluyor. Bu bağlamda geniş kesimler, cezanın kulübün sahiplerine yönelik olması ve taraftarların zarar görmemesi gerektiği konusunda görüş birliğinde.
Taraftarların da aslında bir aldatmacanın kurbanı olduğu, yıllarca yanıltıldığı ifade ediliyor. Bu nedenle ülkenin en büyük taraftar kitlelerinden birini kulübsüz bırakacak, kulübü küçültüp yok oluşa sürükleyecek ya da iflasın eşiğine getirecek her türlü yaptırımın başarısızlığa mahkûm olduğu vurgulanıyor. Manchester City'nin ticari çekiciliğinin tüm ligi yukarı taşıdığı, yayın ve sponsorluk anlaşmalarının bu gerçek üzerine kurulduğu belirtiliyor.
Sağlam bir çözüm arayışı
Alternatif bir öneri olarak, hükümetin yeni futbol düzenleyicisi aracılığıyla kulübe el koyması ve mevcut sahipleri satın almaya zorlaması gündeme getiriliyor. Abu Dabi United Group'un 2008'de kulübü yaklaşık 200 milyon sterline satın aldığı, bugünkü değerinin ise 4 milyar sterlini bulduğu belirtiliyor. Bu durumda sahiplerini büyük bir kârla kulüpten ayrılmasına izin veren bir cezanın adil olamayacağı savunuluyor. Kulübün millileştirilmesi ve bir süre devlet kontrolünde tutulduktan sonra taraftarlara devredilmesi fikri, Chelsea'nin Roman Abramoviç'e uygulanan yaptırımlar sonrası geçici olarak devlet kontrolüne geçmesi örneğiyle destekleniyor.
Manchester Belediye Meclisi'nin Etihad Stadyumu'nun sahibi olduğu, Tax Policy Associates adlı kuruluşun City'nin Roberto Mancini sözleşmesi üzerinden HMRC'ye (İngiltere Vergi Dairesi) 12 milyon sterline kadar ödenmemiş vergi borcu olabileceğini öne sürdüğü aktarılıyor. Hazine Komisyonu'nun da HMRC'yi Premier Lig dosyasındaki bulguları incelemeye çağırdığı belirtiliyor. Kulübün mevcut sahiplik yapısında kaldığı her hafta, taraftarların, yayıncıların ve sponsorların ödediği paranın Abu Dabi'ye aktığı ifade ediliyor. Bu nedenle Abu Dabi yönetiminin süreci olabildiğince uzatmakta çıkarı olduğu yorumu yapılıyor.
Tartışmalar, İngiltere futbolundaki sahiplik modelinin köklü biçimde yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. City'nin hastalığın kendisi değil, bir semptom olduğu; servetin taraftarlardan sahiplere aktarımı üzerine kurulu sistemin bir sömürü düzeni olduğu ifade ediliyor. Siyasetteki en önemli kuralın bir kez daha hatırlatıldığı belirtiliyor: iyi bir krizi asla boşa harcamayın.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Celtic taraftarları golf turnuvasında Desmond'u protesto etti
Celtic'in en büyük hissedarı Dermot Desmond, St Andrews'daki Alfred Dunhill Links golf turnuvasında taraftarların tenis topu protestosuyla karşılaştı ve güvenlik tarafından sahadan çıkarıldı.

Hırvatistan ile İngiltere Uluslar Ligi'nde karşı karşıya
İngiltere, Uluslar Ligi'nde Hırvatistan'a konuk oluyor. Maç seyircisiz oynanıyor ancak yerel çocuklar ve 100 İngiliz taraftar tribünde olacak.

İrlanda basın toplantısı tartışmalar arasında yarıda kesildi
İrlanda Cumhuriyeti teknik direktörü Heimir Hallgrimsson'un basın toplantısı, İsrail maçı öncesi ırkçılık iddiaları ve uçak olayıyla ilgili sorular üzerine aniden sona erdirildi.

Tom Kim, Asya Oyunları'nda altın madalyayla askerlikten muafiyet kazandı
Güney Koreli golfçü Tom Kim, Asya Oyunları'nda altın madalya kazanarak ülkesindeki zorunlu askerlik hizmetinden muafiyet elde etti.