Edinburgh Film Festivali'nde Viktorya dönemi korku filmi 'Snapshot' gösterildi
Yönetmen Joseph Archer'ın ilk filmi 'Snapshot', 1880'lerde Jack the Ripper'ı araştıran kadın spiritüalistlerin hikâyesini found-footage tekniğiyle anlatıyor.

Edinburgh Film Festivali'nde gösterilen 'Snapshot', ilk kez uzun metraj yöneten Joseph Archer ile yazar-oyuncu Cathy Wippel'ın yaratıcı ve düşük bütçeli bir korku denemesi. Film, Jack the Ripper'ın Viktorya dönemi Londra'sında geçen, 'Blair Witch' ve 'Peeping Tom' esintileri taşıyan bir found-footage (buluntu görüntü) çalışması.
Filmin 'bulunan' görüntüleri, 1880'lerden kalma monokrom film makaralarından oluşuyor. Seyirciler bu görüntüleri kinetoskop tarzı yuvarlak bir ekranda, titrek ve kesintili karelerle izliyor. Kamera arkasından sesi duyulan ancak yüzü görünmeyen Tamworth adlı bir öncü, bu görüntüleri kaydetmiştir. Hikâye, erken sinemanın dahisi olduğu ima edilen Tamworth'un, mum silindirlere senkronize ses kaydedebilmesi sayesinde karakterlerin konuşmalarını duyabildiğimiz bir kurguya dayanıyor. Film, Tamworth'un kamerayı ve ekipmanı Viktorya döneminin karanlık mekânlarına bir cep telefonu kadar kolay taşıyabildiğini hicivli bir dille ima ediyor.
Kadın spiritüalistlerin soruşturması
Tamworth'un kaydettiği görüntüler, Jack the Ripper cinayetlerinin gerçeğini ortaya çıkarmak için bir araya gelen kadınlardan oluşan spiritüalist bir araştırma ekibinin çalışmalarını belgeliyor. Bu kadınlar, kurban adaylarıyla barlarda, genelevlerde ve afyon inlerinde vakit geçiriyor. Onlara göre cinayetler, geleneksel tasvirlerdeki gibi pelerinli ve silindir şapkalı bir kişinin işi değil; korku, kadın düşmanlığı, yoksulluk, basın dezenformasyonu ve siyasi öfkenin yarattığı kötü ruhların ve doğaüstü güçlerin eseri. Film, 'Two Lovely Black Eyes' adlı müzikhol şarkısıyla ürkütücü bir finale ulaşıyor.
'Snapshot', eğlenceli ve tedirgin edici bir yapım olarak dikkat çekiyor. Ancak Edinburgh Fringe'de genç bir oyuncu kadrosunun sahneleyebileceği bir tiyatro oyununu andırdığı da söylenebilir. Film, risk alan ve fikirler üreten bir yapı arz ederken, oyunculuklar biraz tekdüze ve tempo da yeterince çeşitli değil. Yine de Viktorya döneminden gelen titrek, paranoyak bir endişe kırıntısı olarak ilginç bir deneyim sunuyor.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Mission filmi: kırık bir çocukluğu onarma tehlikeli arayışı
George MacKay, Edinburgh Film Festivali'nde gösterilen Mission filminde, geçmişin peşinde iç ve dış yolculuklara çıkan sorunlu bir genci canlandırıyor.

Binlerce hayran Bonnie Tyler'ın cenazesinde sokakları doldurdu
Efsanevi şarkıcı Bonnie Tyler'ın cenazesi memleketi Galler'deki evine getirilirken binlerce hayran sokaklarda toplandı ve tabuta çiçekler attı.

Edinburgh Film Festivali'nde Borges'in İskoçya yolculuğu anlatılıyor
Luis Gnecco, Jorge Luis Borges'i sıcaklık, zeka ve sessiz bir melankoliyle canlandırdığı bu uyarlamada Jay Parini'nin yarı kurgusal anılarına hayat veriyor.

BBC'nin 'Kabul' dizisi Taliban'in Afganistan'i ele gecirisini anlatiyor
Altı bölümlük gerilim dizisi 'Kabul', Ağustos 2021'de Taliban'ın Kabil'i ele geçirmesini ve Batı'nın Afganistan'dan çekilmesinin yarattığı kaosu çarpıcı bir dille ekrana taşıyor.