Damilola Taylor belgeseli: arkadaşının ölümü 26 yıl sonra yeniden
BBC Two'da yayımlanan belgesel, 2000 yılında Londra'da öldürülen 10 yaşındaki Damilola Taylor'ı son gören çocukların anlatımlarını ekrana taşıyor.

Londra'nın güneyindeki North Peckham Estate'te 27 Kasım 2000'de öldürülen 10 yaşındaki Damilola Taylor'ın ölümünün üzerinden 26 yıl geçti. BBC Two ve iPlayer'da yayımlanan "Damilola: The Untold Story" (Damilola: Anlatılmamış Hikaye) adlı belgesel, olayı o dönem çocuk olan tanıkların gözünden anlatıyor. Belgeselde, Nijerya'dan Londra'ya gelmiş olan Damilola'yı ölümünden önce gören son kişiler arasında yer alan isimler konuşuyor. Bu isimlerden biri de, o dönem komşusu olan ünlü aktör John Boyega.
Belgesele göre Boyega, yaşadığı kaybın etkisini "aklımı kaybedecektim … çocukların ölebileceğini bilmiyordum" sözleriyle anlatıyor. Boyega'nın kız kardeşi Grace ise okulda Damilola'ya yönelik zorbalığa karşı onu savunduğunu söylüyor: "Ona yardım etmek benim görevimdi." Grace, o gece arkadaşını kapısına kadar götürmediği için kendini suçladığını ve kederden ağlayarak uyuduğunu belirtiyor.
Olay günü ve sonrası
Damilola Taylor, ailesiyle birlikte Nijerya'dan Londra'ya taşınmıştı. Annesi Gloria, kardeşleri Tunde ve Gbemi ile birlikte yaşıyordu; babası Richard ise Lagos'ta kalarak ailesine daha sonra katılmayı planlıyordu. Olay günü, yerel kütüphaneden eve dönerken 13 ve 12 yaşındaki Ricky ve Danny Preddie kardeşler tarafından saldırıya uğradı. Cam bir şişeyle saldırıya uğrayan Damilola'nın sol bacağındaki femoral arter kesildi. Ağır kan kaybıyla bir merdivende bulunan çocuk, kısa süre sonra yakındaki King's College hastanesinde hayatını kaybetti.
Belgeselde, Damilola'yı bulan apartman görevlisi Bill Casale, "Kollarımda ölüyordu … öldüğünü biliyordum" diyor. Olayı takip eden gazeteci Sandra Laville ise medyanın ilgisini çekmenin zorluğuna değiniyor: "Hampshire'da bir çocuk olsaydı, yankı uyandırırdı." Damilola'nın okul üniformasıyla gülümseyen fotoğrafının yayımlanması, kamuoyunun dikkatini çeken dönüm noktası oluyor.
Bölge ve miras
Belgesel, Peckham'ın 2000'li yıllardan bu yana geçirdiği değişimi de ele alıyor. Bölgede büyüyen şair, yönetmen ve fotoğrafçı Caleb Femi, North Peckham Estate'i "kaotik değil, her şeyin uyum içinde işlediği" bir yer olarak tanımlıyor. Femi, Damilola'nın da aralarına katıldığını, yeni evini keşfederken koşup gülümsediğini hatırlıyor.
Belgeselde Preddie kardeşlerin geçmişi ayrıntılı olarak sorgulanmıyor; yapım daha çok Damilola ve arkadaşlarına odaklanıyor. Damilola'nın kardeşi Tunde Taylor, bugün kardeşinin adına kurulan vakfın yönetim kurulu başkanlığını yürütüyor; bu görevi daha önce babası Richard üstlenmişti. Tunde, babasının kendisini kardeşini korumamakla sorumlu tuttuğunu ve gözyaşlarını tutamayarak "hâlâ kendimi sorumlu tutuyorum" dediğini aktarıyor.
Belgesel, Damilola'nın ölümünün arkadaşlarını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. Boyega ve diğerleri, yaşananların kendilerini daha iyiye gitmeye ittiğini ancak aynı zamanda korkuttuğunu, peşlerini bırakmadığını ve anlamsız şiddete kurban gitme korkusu yarattığını anlatıyor.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

İngiltere'de aynı gün iki İkinci Dünya Savaşı bombası bulundu
Plymouth'ta bir şantiyede ve Exmouth Marina'da aynı gün bulunan iki İkinci Dünya Savaşı bombası, İngiliz ordusunun bomba imha ekiplerini olağan dışı bir operasyona zorladı.

Okinawa'da ABD askerinin tutuklanması Japonya'da tepki çekti
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Okinawa'da bir kadını öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan ABD askeri sonrası açıklama yaptı.

Nottingham şehir merkezinde büyük yangın: caddeler kapandı, tramvay hatları durdu
Nottingham şehir merkezinde Market Street'teki bir konutta çıkan büyük yangına 12 itfaiye aracı sevk edildi; bölgede yollar kapatıldı ve tramvay seferleri durduruldu.

İngiliz milletvekilleri, Lutnick-Epstein muhbirinin ölümü sonrası soruşturma istiyor
İngiliz milletvekilleri, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile Jeffrey Epstein arasındaki bağlantıları ortaya çıkaran muhbir Simon Andriesz'in ölümünün ardından FCA'nın muhbirlere davranışının soruşturulmasını talep etti.