The Terror: Devil in Silver incelemesi – psikiyatri hastanesi korkusu her seviyede ürkütücü
Doğaüstü antoloji dizisi The Terror'un yeni sezonu Devil in Silver, bakımsız bir psikiyatri hastanesinde kötü bir ruhun hastalara musallat olmasını konu alıyor.

Doğaüstü antoloji dizisi The Terror, yeni sezonu Devil in Silver ile geri döndü. Bu kez mekân, bakımsız bir psikiyatri hastanesi. Dizi, hastalara musallat olan kötü bir ruhun yanı sıra ABD'deki akıl sağlığı sisteminin korkunç yönlerini de gözler önüne seriyor.
Dizinin başrolünde Dan Stevens var. Stevens, eski Downton Abbey yıldızı olarak biliniyor. Burada Pepper adlı bir karakteri canlandırıyor. Pepper, kız arkadaşının kontrolcü eski sevgilisine yumruk attığı için tutuklanıyor. Ancak polisler, evrak işleriyle uğraşmak yerine onu New Hyde psikiyatri hastanesine atıyor. Pepper kendini, personel ve finansman yetersizliği nedeniyle rehabilitasyon değil, adeta bir tutulma merkezi olan bu hastanede buluyor.
Hastanedeki karakterler ve sırlar
Hastanenin en eski sakinlerinden Dorry (Judith Light), onlarca yıl önce kocası tarafından sürekli ağlama nöbetleri nedeniyle buraya yerleştirilmiş. Ancak sonradan ortaya çıkan anıları, daha karanlık bir geçmişe işaret ediyor. Gana'dan gelen Kofi (Chinaza Uche), bir inşaat mühendisi olmasına rağmen ilaçlara bağımlı hale gelmiş. Loochie ise kardeşiyle yaşadığı şiddetli bir olayın ardından sisteme girmiş. Ancak personelden en az biri, Loochie'nin gerçek dünyada başa çıkabileceğine inanıyor.
Pepper, diğer hastalardan ve bazı personelden, hastaneyi etkisi altına alan şeyin anahtarının kilitli gümüş bir kapının ardında olduğunu öğreniyor. Kapının ardında, Dorry'den bile daha uzun süredir New Hyde'da yatan komada bir adam var. Arnold adlı bu adam, doktorunu öldürdükten sonra transorbital lobotomi geçirmiş.
Korku öğeleri ve eleştiriler
Dizide ani korkular, kanlı sahneler, titreyen ışıklar ve sonsuz koridorlar yer alıyor. Hastanenin kurucusu Dr. Walter'ı canlandıran John Benjamin Hickey'nin performansı da oldukça rahatsız edici. Ancak bu öğeler, türün alışılmış kalıplarını tekrarlıyor. Canavarın akıl hastalığı ve onu istikrara kavuşturması gereken sistemler için bir metafor olması da yeni bir fikir değil.
Yine de dizi, ABD akıl sağlığı sisteminin gerçek korkularını göz ardı etmiyor. Kadınlara yönelik önyargı ve tıp mesleğindeki ataerkil düzen, Dorry'nin hikâyesinde somutlaşıyor. Irk ayrımcılığı da tüm beyaz olmayan hastaların kaderini etkiliyor. Hastaların hiçbiri, onları daha iyi bir tesise gönderebilecek maddi güce sahip değil.
Dizi, en iyi şekilde düz bir dram olarak işliyor. Eski tedavi yöntemlerinin ve çağdaş bakım standartlarının gerçekleri, herhangi bir hayali yaratıktan daha kasvetli. Pepper'ın sisteme hapsolması, oğlunu terk ettiği için yaşadığı suçluluk ve iyi bir adamın kurtuluşu, yatağın altındaki herhangi bir canavardan çok daha korkunç ve etkileyici.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Edinburgh'da gece yarısı komedi rave'i: Megasquirt gen Z'nin varoluşsal sancısına gülüyor
Brooklyn'li ikili Blair ve Reilly, Underbelly sahnesinde gen Z'nin varoluşsal sıkıntısını hicveden yüksek enerjili bir komedi rave sunuyor.

Barbican Konservatuvarı 2.000 ücretsiz bitki çelik dağıtacak
Londra'daki Barbican Konservatuvarı, restorasyon çalışmaları öncesinde halka 2.000'den fazla ücretsiz bitki çeliği dağıtacak.

Wicker Man yönetmeninin oğulları babalarının film üçlemesini tamamladı
Robin Hardy'nin oğulları, babalarının ölümünden sonra bulunan senaryoyla Wrath of the Gods filmini çekti ve Wicker Man üçlemesini tamamladı.

Jeremy Vine'in samimi çalma listesi: Bowie, Rylan dansı ve Manilow itirafı
Sunucu Jeremy Vine, kalp kırıklığından cenaze şarkısına uzanan müzik zevkini anlattı: Bowie'nin uyandıran sesi, Rylan ile dans ve gizlice hayran olduğu Mandy.