Tavsiye mağaza çalışanının sıcaklığı: Annemin cenaze günü bana sarıldı
Avustralya'da annesini kaybeden bir kadın, cenaze günü kırtasiye mağazasındaki bir çalışanın sarılmasıyla yalnız hissetmediğini anlattı. Bu jest, zorlu süreçte ona güç verdi.

Avustralya'nın Brisbane kentinde yaşayan bir kadın, annesinin cenaze günü bir kırtasiye mağazası çalışanının gösterdiği nezaketin kendisini yalnız hissettirmediğini anlattı. The Guardian’ın “Kindness of strangers” (Yabancıların Nezaketi) serisinde yer alan hikâyede, kadın bu anın kendisi için ne kadar anlamlı olduğunu paylaştı.
Kadının annesine 2015 yılında erken başlangıçlı Parkinson hastalığı teşhisi konmuştu. Hastalık önce yavaş ilerledi, ardından hızla kötüleşti ve doktorlar annesine yalnızca altı ay ömür biçti. O sırada Brisbane’de yaşayan kadın, 600 kilometre uzaktaki Taree kentinde bakım evinde bulunan annesini görmek için her iki haftada bir uçakla seyahat etmeye başladı.
Uçuş biniş kartlarını her seferinde yerel Officeworks mağazasında bastırdığını belirten kadın, her ziyaretinde aynı çalışanla karşılaştı. Güler yüzlü bu kadın, neden sık sık uçtuğunu sorunca kadın annesinin durumunu anlattı. O günden sonra her karşılaştıklarında çalışan, annesinin nasıl olduğunu sorar ve sohbet ederlerdi.
Cenaze günü beklenmedik bir jest
Annesi iyice kötüleşince kadın, yanına taşındı ve bir ay boyunca onunla kaldı. Ne yazık ki annesi, Noel’den iki hafta sonra “korkunç bir günde” hayatını kaybetti. Cenaze günü, konuşma metnini bastırmak için yine Officeworks’e gitti. Hava çok kurak geçen yazın ardından o gün şiddetli bir yağmur yağıyordu.
Mağazada yine aynı çalışanla karşılaştı. Ne yazdırmak istediğini söylediğinde, çalışan tezgâhın arkasından çıkıp kadına sıkıca sarıldı. Kadın bu sarılmayı “uzun, göğüs göğse, beni saran ve yakın tutan bir kucaklama” olarak tarif etti. Ardından, şemsiyesi olmadığını görünce raftan bir şemsiye alıp ona hediye etti.
Kadın, Taree’deki Officeworks’e son gidişi olduğu için o çalışanı bir daha hiç görmedi. Ancak onun desteğini her zaman hatırlayacağını söyledi. İki haftada bir yalnız başına uçmak zorunda kalmak, kendisini yalnız hissettiren bir deneyimdi. Çalışanın jesti, onun “yaşadığı yolculuğa birinin tanıklık ettiğini” hissettirdi ve “yalnız olmadığını” anlattı. Kadın, annesini kaybettikten sonra birçok insanın yas karşısında ne diyeceğini bilemediğini veya bu duyguyla nasıl başa çıkacağını bilmediğini fark etti. Ancak bu çalışan, yastan kaçmadı ve ona sadece bir başsağlığı mesajıyla yetinmedi. Tezgâhın arkasından çıkıp kadına sımsıkı sarılarak o günle yüzleşmesini sağlayan bir güç verdi.
Bu hikâye, küçük görünen bir nezaketin insan hayatında nasıl büyük bir iz bırakabileceğini gösteriyor. Kadının hikâyesi, okuyuculara zor günlerde bir gülümsemenin, bir sarılmanın ne kadar önemli olabileceğini hatırlatıyor.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Acil telefon uyarısı aile içi şiddet mağdurlarını riske attı
İngiltere ve Galler'de gönderilen acil orman yangını uyarısı, gizli telefon kullanan aile içi şiddet mağdurlarını risk altına soktu.

Sineklerin buyuleyici yasami: 'Insanlar bir bilse'
Sinekler genellikle pislikle iliskilendirilir, ancak besin zinciri icin hayati oneme sahiptirler ve bazen guzeldirler.

İskoçya'da kadınlar 25 metrelik kaygan direğe tırmanıp ödül olarak jambon kazanacak
İskoçya'nın Irvine kentinde düzenlenen Marymass festivalinde, 30 yılı aşkın süredir ilk kez bir kadın takımı, kaygan direğe tırmanarak ödül olarak jambon kazanmaya çalışacak.

Hafta sonu 100 yaşında: Pazar kaçamağı mı, kayıp mı?
Henry Ford'un 1926'da başlattığı iki günlük hafta sonu kavramı, esnek çalışma ve 'Skiveday Friday' ile değişiyor. Uzmanlar hafta sonunun anlamını tartışıyor.