Küresel tahvil piyasasındaki hareketlilik hükümetlerin borçlanma maliyetini artırıyor
Dünya genelinde devlet tahvili faizlerindeki yükseliş, hükümetlerin borçlanma maliyetini artırırken, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve yapay zeka yatırımları piyasayı etkiliyor.

Hürmüz Boğazı'ndaki devam eden kriz ve ABD-İran arasındaki gerginlik, küresel tahvil piyasalarında 'yangına' yol açtı. Ülkelerin borçlanma maliyetleri yükselirken, yatırımcıların hükümetlere borç verme koşulları da temelden değişiyor. Bu durum, dünya liderlerini zorlu bir ekonomik denklemle karşı karşıya bırakıyor.
BBC ekonomi editörü Faisal Islam'a göre, piyasalar bu yaz boyunca ülkelerin borçlanmak için daha fazla ödemek zorunda kalacağını net biçimde ortaya koydu. Bunun temel nedeni, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve jeopolitik gerilimlerin enflasyonu yukarı çekmesi; bu da büyük ekonomilerde faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini güçlendiriyor.
Yapay zeka yatırımları tahvil piyasasını hareketlendiriyor
Piyasalardaki asıl baskın unsur ise artan borç talebi. Hükümetlerin yanı sıra büyük teknoloji şirketleri de yapay zeka veri merkezleri için yüz milyarlarca dolarlık yatırım yapmak üzere aynı tahvil piyasalarına yöneliyor. Google, Amazon ve Meta gibi ABD'li 'hiperscale' şirketler bu yıl şimdiye kadar 219 milyar doların (162 milyar sterlin) üzerinde borç ihraç etti. Bu miktarın üçte biri sterlin dahil dolar dışı para birimlerinde gerçekleşti. Geçen yıl toplam borçlanma 93 milyar dolar iken, bu rakam daha önce yılda ortalama 40 milyar doların altındaydı. Bu yıl teknoloji devlerinin tahvil piyasasından 400-500 milyar dolar arası kaynak sağlayabileceği tahmin ediliyor.
Uzakdoğu'da ise Japonya dikkat çekiyor. Büyük ekonomiler arasında gayri safi yurtiçi hasılasına (GSYH) oranla en yüksek borç yüküne sahip ülke olan Japonya, aynı zamanda ABD hükümetinin en büyük tek alacaklısı. Merkez bankası faizi sıfırdan kademeli olarak artınca, Japon devlet tahvili getirileri 30 yılın en yüksek seviyesine çıktı ve bu durum, küresel para akışını etkiliyor.
İngiltere'nin borçlanma maliyeti neden artıyor?
Faisal Islam, İngiltere'deki artan borçlanma maliyetlerinin en büyük nedeninin, ülkenin borçlanma planlarının güvenilirliği olduğunu belirtiyor. Ülkenin son dönemdeki siyasi istikrarsızlıkları (birden fazla başbakan, maliye bakanı ve politika değişiklikleri) ve köklü yapısal reformların yapılamaması, İngiliz tahvillerine (gilt) risk primi eklenmesine yol açıyor. Başbakan Keir Starmer'ın sıradan reformlarla piyasalara istikrar sinyali verme stratejisine rağmen, hükümetin refah reformlarını meclisten geçirememesi piyasalarda hayal kırıklığı yarattı. Ekonomik göstergelerde olumlu işaretler görülse de, küresel tahvil piyasasındaki satış dalgası, hükümetin geniş kapsamlı planlarının tutarlılığı hakkında ciddi sorular doğuruyor. Eski başbakan adaylarından Andy Burnham'ın ekonomi danışmanı Lord O'Neill, planının 'aşırı harcamaları' ele alması gerektiğini ve emekli maaşı ile refah harcamalarında kararlılık gösterilmesinin yatırımcılara güven vereceğini söylüyor.
Bu haber BBC Business kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Isı pompası ve yalıtım, yeni petrol sahalarından daha fazla tasarruf sağlayabilir
E3G düşünce kuruluşuna göre konut yalıtımı ve ısı pompası yatırımı, yeni petrol sahalarına kıyasla İngiltere'de daha fazla istihdam ve ekonomik fayda yaratabilir.

İngiltere'de ısınma yağı fiyatları kış öncesi yükseldi
İran savaşı sonrası ısınma yağı fiyatları yüzde 82'ye varan oranda arttı. Hükümet yeni düzenlemeler açıkladı ancak tüketiciler endişeli.

Rolls-Royce kişiye özel üretimde rekor büyüme yaşıyor
Lüks otomobil üreticisi Rolls-Royce, müşterilerin özel talepleri sayesinde ortalama satış fiyatını 10 yılda 300 bin sterlinden 500 bin sterline çıkardı.

IMF uyardı: Yüksek enerji sübvansiyonları sürdürülemez
IMF, hükümetlerin petrol fiyatlarındaki artışa karşı uyguladığı desteklerin küresel ekonominin yüzde 0,5'ine ulaştığını ve bu ölçeğin uzun süre korunamayacağını bildirdi.