İşçi Partisi: Ratcliffe vergi sürgününde ahlaki üstünlüğünü kaybetti
İşçi Partisi başkanı Bridget Phillipson, Manchester United'ın ortak sahibi Sir Jim Ratcliffe'in vergi sürgününde yaşarken ülke hakkında yorum yapmasını eleştirdi.

İşçi Partisi (Labour Party) Başkanı Bridget Phillipson, birleşik krallık'ta vergi sürgününde (tax exile) yaşarken ülke hakkında açıklamalar yapan Manchester United'ın ortak sahibi Sir Jim Ratcliffe'in "ahlaki üstünlüğünü kaybettiğini" söyledi.
Phillipson, BBC'nin Sunday with Laura Kuenssberg programında yaptığı değerlendirmede, petrokimya devi Ineos'un kurucusu ve milyarder iş insanının Birleşik Krallık'ın "geriliyor" olduğuna dair sözlerine "bir tutam tuzla" yaklaştığını belirtti.
Sir Jim, BBC'ye verdiği demeçte yüksek vergiler ve yüksek göç nedeniyle Birleşik Krallık'a olan güvenini kaybettiğini ifade etmişti. 2020'den bu yana Monaco'da vergi mükellefi olan iş insanı, ülkeye dönmek için "işlerin düzelmesi gerektiğini" dile getirdi.
Milyarderlerin ayrılışı gündemde
Phillipson, bu sözlere ilişkin soruya yanıt olarak, Sir Jim'in "kendisinin de hakkı olan kararlar alarak vergi sürgünü haline gelmeyi seçerken bu tür açıklamalar yapmasının" onu "ahlaki üstünlükten" yoksun bıraktığını savundu.
İstihdam yaratan ve yüklü miktarda vergi ödeyen kişilerin ülkeden ayrılmasının kendisini rahatsız edip etmediği sorusu üzerine Bakan Phillipson, "ülkemizin geleceği konusunda iyimser" olduğunu söyledi.
Birleşik Krallık'tan ayrılan diğer tanınmış milyarderler arasında çelik kralı Lakshmi Mittal ve son olarak ülkenin üçüncü en büyük vergi mükellefi olan hedge fon yöneticisi Chris Rokos da bulunuyor.
Phillipson, ülkenin önümüzdeki ay açıklanacak bütçe öncesinde iyi bir konumda olduğunu ve Andy Burnham'ın "birçok ailenin hâlâ zorluk yaşadığını ve yapılacak daha çok iş olduğunu kabul ederken umut ve iyimserlik duygusu" gösterdiğini öne sürdü.
"Elbette büyük uluslararası rüzgârlar dahil zorluklar var, ancak son iki yılda alınan kararlar sayesinde bu bütçeye güçlü bir konumda girdiğimize yürekten inanıyorum ve ülkemizin en iyi günlerinin önümüzde olduğuna inanıyorum" dedi.
Phillipson, 28 Ekim'deki bütçede vergi artışı olup olmayacağı konusunda tahmin yürütmekten kaçındı ve hükümetin harcama kurallarına ilişkin disiplinli olma taahhüdünü sürdürdüğünü belirtti.
Kuzey Denizi ve enerji eleştirisi
Serveti yaklaşık 15 milyar sterlin olarak tahmin edilen Sir Jim, hükümeti Kuzey Denizi petrol ve doğal gazına daha fazla yatırım yapmamakla da eleştirerek bunun "akıl almaz" olduğunu savundu.
"[Hükümetten] doğal kaynaklarımızı değerlendirmesi beklenir ve bunu açıkça yapmıyoruz. Kapatıyoruz" diyen iş insanı, "Herkesi ölümüne vergilendirirseniz, hepsi gider. Olan da bu" ifadelerini kullandı.
Sir Jim'in şirketi Ineos, Birleşik Krallık'ın Kuzey Denizi petrolünün yaklaşık yüzde 30'unu taşıyan Forties boru hattını işletiyor.
Hükümet sözcüsü, petrol ve doğal gazın Birleşik Krallık'ta "önümüzdeki on yıllar boyunca" önemli bir rol oynayacağını, ancak "yerli temiz enerjiye geçişin aileler ve işletmeler için enerji ve finansal güvenliği sağlamanın tek yolu" olduğunu belirtti.
Bu haber BBC News (genel) kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Lib Demokratlar lideri Davey'e parti içinden eleştiri
Liberal Demokratlar'ın Devon Konseyi lideri Julian Brazil, partinin "ilgisizliğe doğru uyurgezer gibi yürüdüğünü" söyleyerek Sir Ed Davey'nin liderliğini sorguladı.

Reform'lu siyasetçi ve NHS çalışanı: İki farklı görüşün sohbeti
Bir Reform Partisi üyesi ile bir NHS hastanesi çalışanı, Nigel Farage, yenilenebilir enerji ve vergi politikaları üzerine görüşlerini paylaştı.

Lib Demler "bilgisayar hayır diyor" ekonomisini bitireceğini açıkladı
Liberal Demokratlar lider yardımcısı Daisy Cooper, Birleşik Krallık'ın büyümesinin "bilgisayar hayır diyor" yaklaşımıyla engellendiğini söyledi ve 30 sayfalık büyüme planını açıkladı.

İngiliz milletvekili Yorkshire'a parlamentonun verilmesini istedi
Liberal Demokrat Milletvekili Tom Gordon, Yorkshire'ın kendi parlamentosuna sahip olması gerektiğini söyledi ve yetkilerin dört ayrı belediye başkanı arasında bölünmesini eleştirdi.