Avrupa'da seçim maratonu: Aşırı sağ dört büyük ülkede iktidara gelebilir
İspanya, Fransa, İtalya ve Polonya'da yapılacak seçimlerde aşırı sağ partilerin güç kazanması, Avrupa Birliği'nin bütünleşme sürecini derinden etkileyebilir.

Avrupa'da önümüzdeki bir yıl içinde aralarında Fransa, İtalya, Polonya ve İspanya'nın da bulunduğu çok sayıda ülke sandık başına gidiyor. Bu seçimlerde aşırı sağ ve milliyetçi partilerin iktidara gelmesi veya iktidarlarını pekiştirmesi halinde, Avrupa Birliği'nin (AB) bütünleşme sürecinin ciddi biçimde zayıflayabileceği değerlendiriliyor.
Guardian Europe yazarı Nathalie Tocci'nin analizine göre, Avrupa genelinde aşırı sağ uzun süredir yükselişte. Ancak bu yükseliş şimdiye kadar her ülkede aynı hızda ve aynı yönde gerçekleşmedi. Bazı ülkelerde aşırı sağ oy kaybederken, bazılarında iktidara ortak oldu. Yine de önümüzdeki seçim dönemi, bu tabloyu köklü biçimde değiştirebilir.
İspanya'da erken seçim kararı
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, geçtiğimiz hafta erken seçim kararı aldı. Muhafazakâr Halk Partisi (PP), aşırı sağcı Vox ve Katalan bağımsızlık yanlısı Junts partisinin parlamentoda engellediği konut reformu paketinin ardından Sánchez, gelecek ay için erken seçim ilan etti. Anketlerde şu anda muhafazakâr ve aşırı sağ koalisyon önde görünüyor. Sosyalist başbakanın seçim kumarını kaybetmesi halinde İspanya'da hükümet değişebilir.
İspanya'nın yanı sıra Fransa, İtalya, Polonya, Finlandiya, Yunanistan, Estonya ve Slovakya da önümüzdeki yıl içinde seçime gidecek. Bu ülkelerden en büyük dördü olan Fransa, İtalya, Polonya ve İspanya'da aşırı sağ veya milliyetçi popülist partilerin iktidara gelmesi ya da iktidarını sürdürmesi mümkün görünüyor. İtalya'da Giorgia Meloni'nin konumu korunabilir, Polonya'da Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) yeniden iktidara dönebilir, Fransa'da Marine Le Pen cumhurbaşkanlığını kazanabilir ve İspanya'da Vox'lu bir hükümet kurulabilir.
AB içinde blokaj riski
Analize göre bu ülkelerin tamamı aşırı sağ veya milliyetçi hükümetler kurarsa, AB'nin politik yönünü belirleyecek nitelikli çoğunluğa ulaşamayacaklar. Ancak bir blokaj azınlığı oluşturarak finans, enerji, savunma ve teknoloji gibi alanlarda daha derin AB entegrasyonu hedeflerini durdurabilirler.
Yazar, bunun yalnızca sayısal bir sorun olmadığını belirtiyor. Bu liderlerin birbirlerini radikalleştirebileceğini ve ABD'deki Trump yönetimi ile Silikon Vadisi'nin algoritmalarından destek alabileceğini vurguluyor. İtalya dışında Meloni'nin iktidarda yumuşadığı yönünde bir algı olduğunu, bunun bir ölçüde Macron, Tusk ve Sánchez gibi liderlerle çevrili olmasından kaynaklandığını ifade ediyor. Bu liderlerin yerini Le Pen, Kaczyński ve Feijóo gibi isimlerin alması halinde Meloni'nin de daha farklı davranabileceğini öne sürüyor.
Tocci'ye göre bu durum, Avrupa bütünleşmesinin yavaş yavaş erimesinden öte, projenin içinin boşaltılmasına ve hatta çökmesine yol açabilir. AB'nin önümüzdeki aylarda yedi yıllık bütçesi üzerinde anlaşmaya varamaması halinde bu risk daha da artabilir.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

İngiltere Başbakanı Brexit'i Yeniden Tartışmaya Açtı
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Brexit'in zarar verdiğini söyleyerek ülkenin AB ile ilişkisini derinleştirmek ve olası yeni bir referandumu tartışmak istiyor.

Campbell: Doğru destekle engelliler her şeyi başarabilir
Engelli hakları savunucusu Barones Campbell, BBC Radio 5 Live'a verdiği mülakatta Lordlar Kamarası'ndaki deneyimini ve engellilerin doğru destekle neler başarabileceğini anlattı.

Burnham Brexit sonrası AB ile yeni anlaşmalar peşinde
Başbakan Andy Burnham, gelecek ay yapılacak AB zirvesinde Brexit sonrası yeni anlaşmalar için baskı yapacağını açıkladı. Hedef; gıda, enerji ve göçte işbirliği.

Stormont'ta Sinn Féin bakanlarına güvensizlik oyları düştü
Kuzey İrlanda Meclisi'nde Sinn Féin'li dört bakan hakkında verilen güvensizlik önergeleri, toplumlar arası desteği sağlayamadığı için reddedildi.