Almanya'da aşırı sağcı AfD'nin yükselişi: Ana akım partilere büyük görev
Almanya'da aşırı sağcı AfD, Saksonya-Anhalt'ta eyalet seçimini kazanmaya yakın. Ana akım partilerin yeni bir ekonomi politikası geliştirmesi gerekiyor.

Saksonya-Anhalt'ta önümüzdeki hafta sonu yapılacak eyalet seçimleri öncesinde anketler, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oyların yüzde 40'ın üzerinde olduğunu gösteriyor. Bu, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez aşırı sağın bir eyalet yönetimini ele geçirmesine yol açabilir.
AfD'nin Saksonya-Anhalt'taki desteği 2021 seçimlerine kıyasla iki katına çıktı. Merkez sağ Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin oy oranı ise yaklaşık yüzde 15 düştü. Anketlere göre AfD tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşabilir.
Savaş sonrası Almanya'da hiçbir eyalette aşırı sağ iktidara gelmedi. AfD'nin iktidara gelmesi durumunda eğitim, polis ve kültür alanlarında geniş yetkilere sahip olacak. Güvenlik birimleri tarafından demokrasiye tehdit olarak sınıflandırılan Saksonya-Anhalt AfD'si, bu yetkileri sonuna kadar kullanmayı vaat ediyor.
AfD'nin vaatleri ve endişeler
Partinin seçim manifestosunda mülteci çocukların ayrı okullarda eğitilmesi (AB hukukuna aykırı), Nazi döneminden uzaklaştırılmış milliyetçi bir müfredat ve “cinsel sapkınlıklar ve üreme dışı yaşam tarzları” yerine “normal aile”nin teşvik edilmesi gibi politikalar yer alıyor.
The Guardian'ın editöryel yazısına göre, ana akım partilerin AfD ile koalisyon kurmayı reddetmesi partiyi şimdiye kadar iktidardan uzak tuttu. Ancak bu “yangın duvarı”nın bu kez yeterli olmayabileceği ifade ediliyor. Ulusal anketlerde AfD'nin sürekli yükselişi, ana akım partiler için bir hesaplaşmanın yaklaştığını gösteriyor.
Ekonomik kriz ve göç politikası
AfD'nin yükselişi, özellikle Almanya'nın doğusundaki sanayi bölgelerinde yoğunlaşıyor. Bu bölgeler bir zamanlar gurur ve kimlik kaynağıyken, şimdi ekonomik gerilemeyle karşı karşıya. Şansölye Friedrich Merz'in koalisyon hükümeti, vergi indirimleri, sosyal refah reformu ve emeklilik yaşının yükseltilmesi gibi politikalarla Çin rekabeti ve ABD korumacılığının yol açtığı krizi çözemiyor.
Merz, 2018'de CDU liderliğine adayken AfD'nin oylarını yarıya indireceğini vaat etmişti; ancak destek tam tersine iki katına çıktı. Hem Merz'in hem de koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oy oranları rekor düşük seviyede. Analistler, ana akım partilerin göç konusunda aşırı sağın sert tutumunu taklit etmeye çalışmasının işe yaramadığını belirtiyor. AfD'nin programında “Alman olmayan” geçmişe sahip vatandaşlar dahil olmak üzere toplu “geri göç” tartışmaları yer alıyor.
Bu durum bazılarını AfD ile işbirliği tabusunun kaldırılması fikrini akla getiriyor. Ancak bu strateji, partiyi iktidarın pratik gerçekleriyle yüzleştirerek popülist vaatlerinin boşluğunu gösterme amacı taşıyor. The Guardian, bunun umutsuzluktan doğan riskli bir strateji olduğunu ve özellikle azınlıklar için büyük tehlikeler barındırdığını vurguluyor.
Bu haber The Guardian UK kaynağındaki bilgiler derlenerek İngiltere Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Cleverly, Londra belediye başkanlığı için 'klasik muhafazakar' kampanya vaat ediyor
Eski İçişleri Bakanı James Cleverly, Londra belediye başkanlığı için 'klasik muhafazakar' bir kampanya yürüteceğini söyledi ve Sadiq Khan'ın işe olan tutkusunu kaybettiğini öne sürdü.

Tom Tugendhat, gölge dışişleri bakanı olarak Priti Patel'in yerine geçecek
Eski liderlik adayı Tom Tugendhat, Kemi Badenoch'un kabine değişikliğinde gölge dışişleri bakanı olacak; Priti Patel ise yeni bir göreve atanacak.

İskoç İşçi Partisi lider adayları Kuzey Denizi sondajına destek verdi
İskoçya İşçi Partisi liderlik yarışındaki iki aday, Kuzey Denizi'nde yeni sondaj lisanslarının en kısa sürede onaylanması çağrısında bulundu.

Başbakan Burnham belirsiz süreli hapis cezalarını bitirme sözü verdi
Başbakan Andy Burnham, bu parlamento döneminde IPP cezalarını kaldıracağını açıkladı; kampanyacılar adımı 'binlerce ailenin yıllardır mücadele ettiği bir gün' olarak nitelendirdi.